Duyu organlariyla algilanan nesnel varlik alani degil, içe kapanip düsünmeyle kavranilan, görünmeyen ger-çek varlik alani. Bir görünen (zahir), digeri görünmeyen (bâtin) olmak üzere iki alan vardir: Görünen alan (zahir), görünmeyen alanin (bâtin) bir yansimasi durumundadir; bu nedenle gerçek alan görünmeyen alandir ve tanrisal ortam bu alandadir. Yalnizca duyu organlarinin algilanmasiyla yetinen yüzeysel bilgili insanlar, nesnel alanin görünüsüne aldanir ve tanrisal gerçeklige ulasamazlar. *Bâtin anlam: Iç, özsel anlam. |
|
| 1- Derece derece yükselerek Hakka ulasan eksiksiz insan, olgun insan, yetkin insan. 2-Bu insanla temsil edilen en olgun insanlik asamasi. Sudur ve tecelli görüslerine göre, varolan âlemlerin en asagisi olarak algilanan bu dünyaya düsen bir varlik, önce cansiz sey, sonra bitki, hayvan ve insan görüntülerinde ortaya çikarak devrini tamamlamaya çalisir, sonunda, insan-i kâmil durumuna ulasarak Hakka kavusur, nasil mutlak varliktan çikarak bu tapraga indiyse bu kez de bu topraktan yükselerek aslina varmis olur. |
|
Dört kapi ögretisine göre, insan-i kâmil asamalari siralamasinda üçüncü sirada yer alan ve ariflerle özdeslestirilen gönül yolunda en yüce düzeye ulasma, tanrisal sirlara erme evresi, marifet kapisi. |
|
Ikrar verecek, nasip alacak erkek ve kadinin (kari-koca) seçtigi kefil anlaminda es, yol arkadasi, yol kardesi. Ikrar töreninde, kari-koca birlikte nasip alir, kadin, bir baska kadinin kocasini, erkek de bir baska erkegin karisini musahip seçerek meydana girer. |
|
Müritlerine kurtulus yolunu ve tanrisal sirlarin çözümünü gösteren, dervisleri yöneten ve yönlendiren, sözü yasa miteligi tasiyan, üstün asamali tarikat ulusu |
|
1-Bir varligin, kendisinden ayri bir varlik olarak algilanan manevi gücü: ruh 2-Bir insanin içindeki yikici arzular ve kötü duygularin tümü |
|
1-Bir tarikat ulusuna, büyügüne ya da tarikatta bir makami temsil eden seye, yere ve bunlar araciligiyla Tanriya yalvarma, yakarma biçiminde uygulanan bir ibadet; niyaz ayini. 2-Birbirine gösterilen sevgi duygusu; saygi, hürmet. 3-Dilekte bulunma, dileme, rica. 4-Sunulan armagan, para. 1-Yalvarmak, yakarmak. 2-Saygi sunmak hürmet etmek. 3-Dilekte bulunmak, rica etmek. Türbelerde, yatirla-ra yakarmak, dilekte bulunmak için disaridan bakilan küçük pencere. |
|
1- Gerçek olan görünmeyen alanin (bâtinin) bir yansimasi olarak algilanan, görünen nesnel varlik alani. 2- Şeriat olarak algilinan ve tanrisal tecelliler biçiminde görünüs alanina çikan varliklarin dis yüzü. 3- Bâtindan habersiz olan ve zahirle yetinen, tarikat disindan kimse. |